The Present Perfect Tense

The Present Perfect Tense

The Present Perfect Tense
The Present Perfect Tense

Türkçe’de karşıtı bulunmayan bu zamanın anlaşılması yeni başlayanlar için biraz güçtür. Önemli olan Türkçe karşılığından çok bu zamanın kullanıldığı yerleri iyi bilmektir. Bu zaman iki öğeden meydana gelir. Brincisi ‘have’ yardımcı fiilidir. İkincisi ise fiilin üçüncü şeklidir. Düzensiz Fiilleri görmek için tıklayın. Present Perfect Tense geçmiş ile şu an arasındaki bağlantıyı göstermek için kullanılır. Eylem daha önce başlamıştır ama belirsizdir ve eylemin kendisinden çok sonucu önemlidir. Bu tense şu hallerde kullanılır;

1. Geçmişte başlamış ve şu anda devam eden eylemler.

2. Bir süredir devam eden ve tamamlanmamış eylemler.

3. Geçmişte belirsiz bir zaman diliminde yapılan eylemler.

4. Yakın geçmişte tamamlanmış eylemler.

5. Zamanı belirsiz ya da önemsiz olan eylemler.

Olumlu Şekli

(Subject + have/has + verb 3)

I have read the book.

She has watched Tv.

Olumsuz Şekli

(Subject + have not/has not+ verb 3)

You haven’t played tennis.

He hasn’t drunk the water.

Soru Şekli
(Have/ Has+ Subject + Verb 3)

Have you gone to London?

Has she studied English?

Olumsuz Soru Şekli

(have not/has not + subject + verb 3)

Haven’t we played basketball?

Hasn’t he watched film?

 

Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman) 

Past tense mi? Yoksa present perfect tense mi? Bu soru İngilizce öğrenen hemen hemen herkesin kendisine sorduğu sorudur. Özellikle Türkçede Present Perfect Tense’in tam bir karşılığının bulunmaması akılları daha da karıştırır. Bu yüzden genellikle İngilizce öğrenen kişiler bu tensi es geçip, Past Simple’ı (geçmiş zaman) tercih ederler. Böyle olunca günlük hayatta tam bir kurtarıcı olan bu zaman kipi daima ihmal edilir. Haydi gelin şimdi Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman) nasıl öğrenilir birlikte bakalım.

Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman) Nedir?

Yakın geçmiş zaman, geçmişte meydana gelmiş olan, etkileri hala devam eden ve meydana geliş zamanı önemli olmayan bir durumu ya da olayı ifade etmek için kullanılan zaman dilimidir. Present Perfect Tense’in Türkçemizde tam olarak karşılığı yoktur, işte bu yüzden İngilizce öğrenenler bu konuda biraz zorlanır. Bu zaman kavramını öğrenirken unutmamamız gereken en önemli nokta, Present Perfect Tense’in cümle sonlarında “yesterday, 3 years ago, last year” gibi zaman zarflarını kesinlikle almadığıdır.

Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman) Kuralları

Bu konuyu öğrenebilmenin ilk koşulu cümle yapılarını doğru kurabilmektir. Cümleyi doğru kurmak hem konuşurken hem de yazarken kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar.

Cümle yapısı şu şekilde olmalıdır:

ÖZNE YARDIMCI FİİL FİİL OBJECT
I HAVE VERB 3
(FİİLİN 3. HALİ) NESNE
YOU
WE
THEY
HE HAS
SHE
IT

Cümleye başlarken uygun öznemizi seçeriz.
Ardından yukarıdaki tabloda belirtildiği üzere özneden sonra “Have/Has” yardımcı fiillerinden uygun olanı seçeriz.
Sonraki adımda ise fiilimizin 3. halini kullanırız.
En sonunda da nesneyi yerleştirerek cümlemizi noktalarız.

Kullanım Alanları

Bu zaman diliminde cümle nasıl kurulur öğrendik. Peki biz bu zamanı hangi durumlarda kullanıyoruz? Hala durum netleşmedi değil mi ☺. Öyleyse gelin şimdi de Present Perfect Tense hangi hallerde kullanılır ona bakalım.

Geçmişte Başlamış, Etkisi Günümüzde Devam Eden Durum ve Eylemleri Belirtmek
En yaygın kullanım alanı, geçmişte başlamış ve etkileri hala devam eden eylem ve durumlar için kullanımıdır.

Örnek;

I have been mother for almost ten years.
(Neredeyse 10 yıldır anneyim.)

10 yıl önce anne oldum ama annelik vasfım hala devam ediyor

I have done my homework.
(Ödevimi yaptım.)

Ödevimi önceden yaptın ama yapmış olmam hala geçerliliğini koruyor.

She has gone to Great Britain for holiday.
(Büyük Britanya’ya tatil için gitti.)

Büyük Britanya’ya tatil için gitti, ancak hala orada. Henüz dönmedi.

I have painted the walls.
(Duvarları boyadım.)

Önceden boyadım ve duvarlar hala boyalı.

I have broken my arm.
(Kolumu kırdım.)

Önceden kolumu kırdım ama iyileşmedi, hala kırık.

Daha Önce Yaşamış Olduğumuz Deneyimleri Aktarmak
Bir diğer önemli faydası ise geçmiş tecrübelerimizi çevremizle paylaşmamıza yardım etmesidir.

Örnek;

I have watched that TV Show before.
(Bu televizyon programını daha önce izledim.)

We haven’t tried French food before.
(Daha önce Fransız yemeği denemedik.)

I have been to Turkey with my family.
(Daha önce ailemle Türkiye’de bulundum.)

They haven’t read that book before.
(Onlar bu kitabı daha önce okumadılar.)

We have seen him at our favorite restaurant.
(Onu bizim favori restoranımızda gördük.)

Henüz Bitmemiş Olan Eylemleri Belirtmek
Geçmişte başlanmış ancak, ifade edilen zaman dilimi içerisinde henüz bitirilmemiş olan eylemleri aktarmak için kullanılır.

Örnek;

I haven’t finished my doctorate thesis yet.
(Doktora tezimi henüz bitirmedim.)

She hasn’t completed her school project yet.
(O henüz okul projesini tamamlamadı.)

He hasn’t had his dinner yet.
(Akşam yemeğini daha yemedi.)

I have just come from the USA.
(ABD’den henüz geldim.)

We have just finished our dinner.
(Akşam yemeğimizi henüz bitirdik.)

Belirli Bir Zaman İçerisinde Meydana Gelen Değişiklikleri Belirtmek
Eğer belirli bir zaman dilimi içerisinde değişiklikler meydana gelmişse, bu değişiklikleri karşımızdakilere aktarmak amacıyla da bu zaman dilimi kullanılır.

Örnek;

He has been a well-known author recently.
(O son zamanlarda iyi bilinen bir yazar oldu.)

The economical indicators show that our company has grown since its’ establishment.
(Ekonomik göstergelere göre, şirketimiz kuruluşundan bu yana büyümüş.)

Since? Or For?

Present Perfect Tense öğrenirken karıştırılan bir diğer husus ise “Since” ve “For” arasındaki farklılıktır. Peki hangi durumlarda since, hangi durumlarda for kullanırız?

Hem “Since” Hem de “For” –den beri, -dan bu yana anlamı taşır, ancak kullanımlarında ufak farklılıklar bulunur. Eğer cümlede 2001’den beri ya da 01.01.2001’den bu yana gibi net bir zaman belirtilmişse “since”, 2 yıldan bu yana ya da 3 aydan beri gibi belirli bir süreç ifade edilmişse “for” kullanılır.

I have been in this neighborhood for 7 years.
(7 yıldan beri bu mahalledeyim.)

I have been in this neighborhood since 2012.
(2012’den beri bu mahalledeyim.)

Yukarıdaki örneklerden de görüleceği üzere, 7 yıl gibi bir süreci ifade ettiğimizde “for”, 2012 gibi net bir zaman noktası belirttiğimizde “since” kullandık.

Just, Yet, Already, Recently, So Far.
Present Perfect Tense’in kullanım alanlarını öğrendim demek için son olarak, bu zaman diliminde sıkça kullanılan “just, yet, already, recently, so far” gibi edatları da tanımak ve doğru kullanmak gerekir.

Just: Henüz anlamında kullanılır.
Örnek: I have just finished reading that book.

(O kitabı henüz okumayı bitirdim.)

Yet: Daha, henüz, hala anlamındadır. Genellikle olumsuz cümlelere eklenir ve cümlenin sonunda kullanılır.
Örnek: I haven’t finished reading that book yet. (O kitabı okumayı daha bitirmedim.)

Already: Eklendiği cümleye çoktan, uzun zaman önce, çok önce anlamı katar.
Örnek: I have already finished reading that book.

(O kitabı çoktan okumayı bitirdim.)

Recently: Son zamanlarda anlamı taşır.
Örnek: It has started to be cold in our town recently.

(Kasabamızda son zamanlarda hava soğumaya başladı.)

So Far: Şimdiye kadar anlamına gelir.
Örnek: I have been to England four times so far.

(Şimdiye kadar dört defa İngiltere’de bulundum.)

The Present Perfect Tense

The Present Perfect Tense

The Present Perfect Tense

Yorum yapın

error: UYARI: Tüm ürünler patent enstitüsü tasarım tescillidir. İzinsiz kopyalanması , kullanılması ve satılması halinde uyarı gerektirmeksizin ASAL HUKUK DANIŞMANLIK yasal işlem başlatmaktadır.